Bu yazıda şurada kaldığım yerden devam ediyorum.

Private Label

Türkçesi “Özel Etiketleme” demektir ve aslında kendi oluşturduğunuz, ürettiğiniz ürüne kendi etiketinizi basmanız anlamına gelir. Yani siz kendi markanızı (Brand) oluşturup satış yaparsınız.

Bu yöntemin bir fabrika satın alıp sonra da orada üretime başlamaktan bir farkı yoktur aslında. Şimdi biraz düşünelim, çok iyi bildiğiniz ulusal markalar nasıl çalışıyor. Fiziksel ürün satan büyük firmalar Nike, Apple, Rayban…vb kendi dizaynlarını yaptırıp bu ürünleri fabrikalarda (Genelde Çin’de) üretip çeşitli dağıtım kanalları (Online, fiziksel mağaza) üzerinden satışlarını yaparlar. Yıllar önce henüz tüm üretim Çin’e kaymadan önce bütün bu işleri yapmak çok zor ve maliyetliydi. …


Serinin bu 3. yazısında 2.yazıda bahsettiğim konuları biraz daha detaylandırmaya çalışacağım.

Affiliate Marketing

Başkalarının online ürünlerini çeşitli platformlarda satmak anlamına gelir. Clickbank bunlardan en meşhurudur. Buradan kendinize promosyonunu yapacağınız ürünü bulup onların veya kendinizin oluşturduğu materyallerle insanlara bu ürünleri satmaya çalışırsınız. Satış olursa da bundan kar alırsınız. Ayrıca aklınıza gelebilecek bütün büyük sitelerin Amazon, AliExpres, Fiverr…vs affiliate sistemleri var. Bir çok insan mevcut takipçilerini kullanarak bir yan gelir olarak affiliate marketing yapıyor.

Bu tip bir pasif gelir oluşturmanın maddi masrafı çok az ama aldığı zaman çok fazladır. Sonuçta çok ciddi paralar kazanılabilir. …


Selam dostlar, daha önce pasif gelir ile ilgili fikirlerimi kısaca paylaşmıştım. Bu yazıda ise pasif gelir oluşturmak neden çok önemli ve nasıl bir yol izlenmeli üzerinde duracağım.

COVID daha da belirginleştirdi ki, bugün içinde bulunduğumuz koşullar aslında oldukça kırılgan. Para kazanacağımız bütün yollar kontrolümüz dışında gelişen olaylara sıkı sıkıya bağlı. İster kendi işinizi yapın, ister birinin yanında çalışın, para kazanma yollarınızı çeşitlendirmelisiniz. Yani tek bir maaşa bağlı olmamalısınız. Maaş alıyorsanız yarın kovulmayacağınızın garantisi yok. Kendi işinizi yapıyorsanız, ülke ekonomisi veya COVID sizi işsiz bırakabilir.

Tüm bu riskler düşünüldüğünde insanın gelir yollarını farklılaştırması en mantıklı yol. Yani maaşlı bir işte çalışırken…


Uzun yıllar önce iş arkadaşlarımla konuşurken duyduğum ‘Zengin Baba Fakir Baba’ kitabı beni pasif gelir fikriyle büyülemişti. Yani düzenli bir gelirim olsun ve ben çalışmak zorunda olmayayım. Çok zekice ve mantıklıydı. Ben neden ömrümü başkasının hayallerini gerçekleştirmesi için çalışarak geçiriyordum ki ?

Zaten, bildiğim bütün yazılımcıların hiç başlamadığı bir projesi veya manav olma, cafe açma gibi hayalleri vardır. O nedenle pasif gelir tam bir mucizevi formül. Ancak aradan geçen bunca yıldan sonra artık Girişimcilik, e-ticaret ve haliyle pasif gelir kavramları herkesin dilinde. Herkes ucundan kenarından birşeyler yapmaya çalışıyor. Ama gerçekten başarılı olan (başarıdan kastım, işini gücünü bırakıp pasif gelirle hayatını…


Ben tüm profesyonel yazılım hayatım boyunca Microsoft ürünleri ile çalışmış biriyim. Yani 2008'den bu yana web formlar, vb.net, ajax hatta bi küçük silverlight bile kullandım. Tüm microsoft ürünleri yakın zamana kadar sadece windows cihazlar üzerinde çalıştığından hiç bir zaman linux ile profesyonel olarak ilgilenmedim. İlgilenmek zorunda da kalmadım açıkçası. Ancak yıllar geçti ve microsoft, akıllıca bir hamle ile, açık kaynak ve diğer işletim sistemlerine destek vermeye ve hatta birincil gündemleri haline getirmeye başladı. Bundan önceki teknolojik gelişmeler bakış açınızı yada iş yapışınızı kökten değiştirmiyordu(illaki istisnalar vardır). …


Selam millet, bir süredir Corona yüzünden evden calışıyorum ve ilk başta daha çok yazarım, okurum diye düşünürken işlerin hiç de öyle olmadığını farkettim. Evden çalışmak fikren şahane olsa da eğer buna uygun bir odanız yoksa zorlayıcı olabiliyor. Ama bu yazının esas niyeti nasıl kısa sürede 2 kitap bitirdiğimi anlatmak olacak.

Daha önce burada bahsettiğim çapraz okuma yönetiminden yararlandım. Ama en çok işe yaradığı yer beklenmedik şekilde tuvalet oldu. Yani kısaca bahsetmek gerekirse neredeyse evimdeki bütün odalara birer kitap bıraktım ve o odada biraz zamanım olunca 1–2 sayfa o kitaptan okudum.

Cep telefonlarında oyun oynanmaya başlandığından beri tuvalet zaten en çok…


Avustralya’da yaşamaya başlamadan önce 1 kere Mısır’a ve bir kere de orta Avrupa turuna çıkmıştık eşimle. O gezilerde otomatikman Türkiye ile bu ülkeleri karşılaştırmaya başlıyor insan. Ama bir ülkede turist olmak ile orada yaşamak arasında ciddi farklar var. Turist orada kalıcı olmayacağını bildiğinden heralde sorunlar gözüne batmaz. Ama yaşarken öyle mi…

İnsan yeni şeylere adapte olmak konusunda dünyadaki diğer canlılardan çok daha başarılı ve bu yüzden de şu an dünyadaki her şeyi etkileme gücüne sahip. Biz de Avustralya’ya yeni ayak basmış göçmenler olarak buraya hemen alıştık.

Karşıdan karşıya geçerken arabaların otomatikman durmasına alıştık, tanımadığın insanların gülerek günaydın demesine alıştık, her…


Nasıl ingilizce öğrenebilirim diye sorarsanız, ki soran falan yok kendi kendime gelin güvey oluyorum, vereceğim cevap “çalışarak” olur. Şimdi benle maytam mı geçiyorsun demeyin de anlatayım.

Avustralya’ya geldiğimde IELTS 6 seviyesinde ingilizcem olduğunu kanıtlamıştım(Aslında PTE‘den). Ama bunun, gündelik hayatta yetse de iş hayatında çok da akıcı olmadığını gördüm. İnsanlarla konuşmamak için herşeyi yapıyordum. Hatta mümkünse herşeyi online yapıyordum, telefonla konuşmaktan koruyordum kendimi.

Burada tanıştığım David adında eski bir ingilizce öğretmenine bir konuşmanın içinde “IELTS’den 8 almam imkansız” dedim(sınav 9 üzerinden). O da bana “sen gerizekalı değilsin, ingilizce de Roket bilimi değil. 8 almak kolay” dedi. Dedi de ben bunu duyunca…


Serinin bu 3.makalesinde (1, 2) daha anca yüzeyini kazıdığımız, kötü kokan kodun içinde daha derin temizliğe girişiyoruz. Artık okunabilirliğin biraz olsun arttığı bu kodda biraz daha köklü değişiklikler yapacağız.

Extract Method

Extract Method, belki de en çok kullandığım refactoring yöntemi bu. Bunun için ReSharper gibi araçlar olsa da ben kendim yapmayı tercih ediyorum. Ama buradaki esas sıkıntı kodun neresini extract edeceğine karar vermek. Ben Visual Studio içinde Code Clone analizi yapan bir araç kullandım. (Maalesef bu araç Visual Studio’nun free versiyonunda yokmuş.) Ama kodla biraz haşır neşir olduğunuzda bazı kod tekrarları gözünüze çarpmaya başlar ve siz de refactoring yapmaya başlarsınız.

Örneğin, kodun…


2019’un ilk ayı geride kaldı ve 2019 için koyduğum hedeflerde ne durumdayım bir gözden geçirmek istedim.

Her gün 10 sayfa kitap okumak

Bu hedefimi her gün sabahtan uyguluyorum. Yataktan kalkar kalkmaz ilk işim kitap okumak ve Zincirini Kırma listeme tik atmak. Ancak bazen sabahtan spora gidersem, kitabımı trende, işe giderken okuyorum, ki o da sabahtan sayılır. Ama şunu da farkettim ki, insanın okudukça okuyası geliyor. Hedefim 10 sayfa olsa da genelde bunu ikiye katlıyorum. Bu satırları yazarken toplam 729 sayfa okumuşum. Harry Potter‘ın 7.kitabını ve Phoenix Project adında 2 kitabı beraber okuyorum. …

Burak Altın

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store